1 Yildiz2 Yildiz3 Yildiz4 Yildiz5 Yildiz (Hemen Puan Ver)
Loading ... Loading ...
844 Defa Okundu 

Güzel Davranışlar Huzur Ve Mutluluk Kazandırır

Facebook Sayfamıza Katılın Paylaş

26 Şubat 2011 Yazan  
Kategori Dini BilgiLer

İnsanları en güzel şekilde yaratan Yüce Allah, güzel işler yapanları sever (2/Bakara, 195) ve onların dünya ve ahirette mutlu olacaklarını bildirir.

“İman eden ve sâlih amel işleyenler (güzel davranış segileyenler) için güzel bir gelecek ve mutluluk vardır.” (13/Ra’d, 29).

Görüldüğü gibi âyette, güzel bir gelecek ve mutluluğun, iman edip güzel işler yapanların olacağı belirtilmektedir. Güzellik, fıtrî bir özelliktir. Güzel davranışlar mutluluk kazandırır.

Kâmil insan denen, kaliteli insanı ifâde eden Kur’anî bir kavram, ihsan kavramıdır. İhsân her şeyi güzel, eksiksiz ve mükemmel yapmaktır. Bütün davranışlarında Allah’ı görür gibi davranan ve daima Allah’ı yanında hisseden insan, muhsin olma seviyesine ulaşır. “Muhsin” de ihsân olmanın gereklerini yerine getiren kişidir. Kur’an ihsânı, yani güzelliği ve güzel işler yapmayı emreder: “Muhakkak ki Allah, adâleti, ihsânı (güzel iş yapmayı, iyiliği), akrabaya yardım etmeyi emreder” (16/Nahl, 90)

Kur’an’ın emrettiği “ihsân”, bütün güzellikleri ve rağbet edilen şeyleri ifade eder. İhsan; iyilik etme, güzel davranma, ikram etme, lütuf, bağış, güzellik, uygunluk, güzel olan şeyi en güzel şekilde yapmak demektir. Kur’an’ın ideal insanı, “muhsin” diye anılmaktadır. “Muhsin“, güzel düşünüp güzel işler yapan kişi demektir .

“İman edip sâlih amel işleyenler (bilmelidirler ki) Biz, güzel işler yapanların) ecrini zâyi etmeyiz. İşte onlara, içinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır…” (18/Kehf, 30-31)

Kur’an’ın emrettiği her ibâdet, insanı güzelleştirir, çirkin inanç ve davranışlardan uzaklaştırır. Huşû ile kılınan namaz, insanı her çeşit çirkinlik ve kötülükten alıkoyar (29/Ankebût, 45). Oruç, insanı güzelleştiren takvâya ulaştırır (2/Bakara, 183). Zekât, sadaka ve her türlü infak, insanı bireyselliğin çirkinliklerinden kurtarıp topluma faydalı güzel insan haline getirir. Kur’an, insanın ibâdetlerini baştan savma yapmasını istemez; huşû ile güzel şekilde yapılmasını ister. İhsân, Allah’ı görüyor gibi ibâdet etmektir. Meşhur Cibrîl hadisinde Peygamberimiz ‘ihsân’ı o şekilde tanımlamıştır: “Allah’a, O’nu görüyormuşçasına ibâdet etmendir. Her ne kadar sen O’nu görmüyorsan bile O seni görüyor.” (Buhârî, İman 37; Müslim, İman 8)

Kur’an’ın, kendisinde en mükemmel ve en güzel örnekler olduğunu bildirdiği (33/Ahzâb, 21) ve güzel ahlâk sahibi olduğunu ifâde ettiği (68/Kalem, 4) güzeller güzeli Hz. Peygamber’in de ümmetini güzelleştirmek için tavsiyelerinden birkaç tanesine işaret edelim:
“Şüphesiz Allah her şeyde ihsânı/iyilik ve güzelliği yazmıştır (farz kılmıştır).” (Müslim, Sayd ve’z-Zebh 57) “Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.” (Muvattâ, Hüsnü’l-Hulk 8)
“Mü’minlerin iman bakımından en kâmil olanları, ahlâkı en güzel olanlarıdır.” (Buhârî, Edeb 39; Ebû Dâvud, Sünnet 14);
“Şüphesiz ki Allah güzeldir, güzeli (güzel işler yapanları) sever.” (Müslim, İman 93).

Güzel ahlâk, kişileri güzel işler yapmaya götürür ve mutlu, huzurlu olmayı sağlar.
“…İhsân edin (her türlü hareket ve davranışınızı güzel ve dürüst yapın); Allah Muhsinleri (güzel iş yapanları) sever.” (2/Bakara, 195). “Eğer ihsân ederseniz (güzel davranışlarda bulunursanız), kendinize ihsân etmiş olur; kötülük ederseniz yine kendinize etmiş olursunuz…” (17İsrâ, /7).

Görüldüğü gibi, bu âyet ve hadislerde güzel davranışlarda bulunmanın önemi bildirilmektedir Bu açıdan bireyler sözlerinde, işlerinde ve tüm davranışlarında güzellik sergilemelidirler.

Konuşmada Güzellik

“Kullarıma söyle; sözün en güzelini söylesinler…” (17/İsrâ, 53). Güzel söz; doğru (33/Ahzâb, 70-71), faydalı (Buhârî, Tecrid-i Sarih Terc. 12/131, Hds. 1981) ve muhâtabın seviyesine uygun olan sözdür. Güzel söz, Allah’a dâvet eden ve sâlih amel işleyen, “ben Müslümanım” diyenin sözüdür!

“(İnsanları) Allah’a çağıran, sâlih (iyi ve güzel) iş yapan ve ‘ben Müslümanlardanım’ diyenden daha güzel sözlü kim vardır?” (41/Fussılet, 33).

Sözde ihsân, sadaka vermekle eş tutulur: “…Güzel söz sadakadır.” (Müslim, Zekât 56). Hayatımızı İlâhî ölçülere göre sürdürmemizi emreden Yüce Allah, çevremizde dost kazanmamızın sırrını açıklarken şöyle buyurur: “İyilikle kötülük bir olmaz. (Sen, çirkinliği/kötülüğü) en güzel olan şeyle uzaklaştır; o zaman (bakarsın ki) seninle arasında düşmanlık olan kimse, sanki sıcak bir dost oluvermiştir.” (41/Fussılet, 34)

İşte Güzellik

Dinimiz, tüm yararlı işleri Allah’a kulluk kapsamında bir ibadet olarak nitelendirmekte ve yapılan her işin meşru (caiz) olmasını istemektedir. “Kötü işler yapanlar Bizden kaçabileceklerini (kurtulabileceklerini) mi sandılar? Ne kadar kötü (ve yanlış) hüküm veriyorlar (yanlış düşünüyorlar)?” (29/Ankebut, 4)

Sevgili Peygamberimiz: “Şüphesiz Allah her şeyde ihsânı/iyilik ve güzelliği yazmıştır (farz kılmıştır)” (Müslim, Sayd ve’z-Zebh 57) buyurarak, insanın yaptığı her işi ve görevi kurallarına ve tekniğine uygun olarak, sağlam, güzel, kaliteli, en iyi ve en mükemmel bir şekilde yapmasını istemektedir. “Yaptığınız işi (iyi ve sağlam) güzel yapın! Allah işini güzel yapanları sever.” (2/Bakara, 195)

Kötülükler ve Çirkinlikler Karşısında Güzellik

“İyilikle kötülük bir olmaz. Sen kötülüğü en güzel bir tavırla önle. O zaman (görürüsün ki) seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki yakın bir dost olur.” (41/Fussılet, 34); “…(O akıl sahipleri) ki, onlar kötülüğü iyilikle savan kimselerdir…” (13/Ra’d, 22)

Hakka Çağırmada Güzellik

“Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücâdele et…” (16/Nahl, 125); “Ona tatlı dille konuşun, yumuşak söz söyleyin; belki o, aklını başına alır veya korkar.” (20/Tâhâ, 44)

Ana Babaya Güzel Davranmak

“De ki: ‘Geliniz, Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım: O’na hiçbir şeyi şirk/ortak koşmayın. Ana babaya ihsân/iyilik edin, güzel davranın…” (6/En’âm, 151) “Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana babanıza da ihsânı/iyi ve güzel davranmanızı kesin bir şekilde emretti. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, kendilerine ‘of!’ bile deme; onları azarlama. İkisine de güzel söz söyle.” (17/İsrâ, 23)

Bu âyetlerde kesin bir dille emredilen ana babaya ihsânın/güzelliğin, onları doyurmaktan ziyâde, içten gelen bir anlayışla koruma ve saygıda kusur etmemek, yani güzel davranmak olduğunu görüyoruz.

Yediklerimiz ve Giydiklerimizde Güzellik

Yenilen şeylerin helâl ve temiz olması Kur’an’ın emirlerindendir. Yeme ve giyme konularındaki âyetlerde de temizlik ve güzellikle ilgili emir ve tavsiyeler bulunur: “Ey insanlar! Yeryüzünde bulunan gıdâların güzel, temiz ve helâl olanlarından yiyin…” (2/Bakara, 168) “Ey Âdemoğulları! Her mescide gidişinizde ziynetli elbiseler giyin; yiyin, için, fakat israf etmeyin; çünkü Allah israf edenleri sevmez.” (7/A’râf, 31); “Ey Âdemoğulları! Size çirkin yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise indirdik. Takvâ elbisesi ise daha hayırlıdır…” (7/A’râf, 26)

Tüm Davranışlarda Güzellik

“Allah yolunda infak edin/harcayın. Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın. İhsân edin (her türlü hareket ve davranışınızı güzel ve dürüst yapın); Allah muhsinleri (güzel iş yapanları) sever.” (2/Bakara, 195)

Her davranışımızı güzelleştirmek, Rabbimizin emri olduğu için ibâdettir. Allah’ın emrettiği “ihsân”ın bir anlamı da güzellik sergilemektir. İslâm; düşüncenin, hareketin, duyguların, sözün, sesin, davranışın, kısacası her çeşit ibâdetin, yani her şeyin en güzelini ister. Haram olan bir şey, Müslüman’a göre güzel değildir. Çünkü Müslüman’ın ölçüsü, duyuları ve duyguları değildir. O, duygularının, nefsinin kulu değil; Allah’ın kuludur.

Güzel Ahlâk (Övülen Güzel Davranışlar)

İyi, güzel bir Müslüman olmak için güzel ahlâka sahip olmak, kötü ahlâktan uzak durmak gerekir ve bu sayede dünya ve âhiret saadeti elde edilir. İyi insan, iyi ahlâklı insan demektir. Dinimiz iyi huylar edinmemizi, kötü huylardan kaçınmamızı emretmektedir. İslâm ahlâkı, insanın kişiliğini geliştirir, olgunlaştırır; ilkeli, tutarlı, dengeli, kararlı, sabırlı ve güçlü bir kişilik oluşturur. Bu da insana huzur ve mutluluk verir. Peygamberimiz “İnsanlara güzel ahlâkla muamele et” (Tirmizî, Birr 55) buyurarak, insanları güzel ahlâklı olmaya, güzel davranışlarda bulunmaya davet etmiştir.

Övülen güzel davranışlardan bazıları şunlardır: ihlâs (samimiyet), ihsan (güzel davranış), takva (Allah’ın emir ve yasaklarına uymak, iyi Müslüman olmak), sabır, şükür, tevbe, adalet, kanaat/doyumluluk, cömertlik, iffet-hayâ, güler yüz, güzel söz, edep (güzel terbiye, güzel huy), âdâb-ı muâşeret; görgü ve nezâket kurallarına uymak. İyi davranışlı olmak, hoşgörü/iyimserlik, affedicilik, yumuşak huyluluk, merhametli ve şefkatli olmak, doğruluk, dürüstlük, güvenilir ve emin olmak, vaktini boşa geçirmeyip dünya ve ahirette yarar sağlayacak bir şeyle meşgul olmak, tevekkül, istişâre/danışma, sözde durma, sevgi, saygı, kibarlık, sevecenlik ve misafirperverlik, yardımseverlik, af/bağışlama, fedakârlık…

Vefa, yardımseverlik, adalet, sadakat, tevekkül, şevk, temizlik, insaniyet, dürüstlük, vicdan, itidalli/dengeli olup her türlü aşırılıktan kaçınmak, özeleştiri yapabilmek, eleştiriye açık olmak, nasihati sevmek, tevazu, doğallık, içtenlik, titizlik, çalışkanlık, dayanışma, eşitlik ve paylaşım bilinci, önyargısızlık, duygudaşlık; kendisini başkalarının yerine koymak. Cesaret, İslâmî ve insanî kurallara uyma duyarlılığı, özveri/fedâkârlık, özgüven, kötülüğe karşı iyilikle muamele, kendinden esirgeyene bile verme, kendinden kaçana bile kucak açma, kendisini asla hatasız, kusursuz görmeme, kendini olgunlaştırıp geliştirme, boş, faydasız şeyleri terk etme, faydalı şeylerle meşgul olmak! Tüm bu güzel ahlak özellikleri, insanın fıtratına/yaratılışına uygun, sahip olunduğunda kişiye mutluluk ve huzur veren, Yüce Allah’ın beğendiği ve övdüğü davranışlardandır!

İçki, kumar, zina, haksızlık, ahlâksızlık, hırsızlık, cimrilik, israf, gıybet, dedikodu, iftira, yalan ve bencillik, kibir/gurur, alaycılık, kin, nefret, tembellik, karamsarlık, kötü zan, geçimsizlik, uyumsuzluk, sinir ve öfke, kıskançlık gibi davranışlar ise sakınılması gereken kötü ahlâk özelliklerindendir. Hz peygamber (s.a.v.): “Sizin hayırlınız ahlâkça en güzel olanınızdır” (Buhârî, Menâkib 23) buyurur.

Ashâb-ı Kirâm’dan Ebû Zerr hazretleri bir gün Peygamber Efendimize: “Bana tavsiyede bulun yâ Rasûlallah” diye ricâda bulununca Peygamber Efendimiz Ebû Zerr’e şu nasîhatlerde bulundu:
- Sana Allah’tan korkmanı tavsiye ederim. Çünkü Allah korkusu her işin başıdır.
- Kur’ân’ı oku, Allah’ın zikrine sarıl. Çünkü zikrullah senin için yeryüzünde ışık, gökte de saklanan bir azıktır.
- Sakın çok gülme. Zira çok gülmek kalbi öldürür, yüzünün nûrunu söndürür.
- Çok konuşmamaya çalış çünkü bu, şeytanın senden uzaklaşması için bir vesîle, dînini koruman hususunda bir yardımcıdır.
- Fakirleri sev, onlarla beraber ol.
- (Zenginlik yönünden) Senden aşağıdakilere bak, senden üstünlerine bakma. Bu, Allah’ın sana verdiği nimetleri küçümsememen için en uygun yoldur.
- Acı da olsa gerçeği söyle.
- Kendi ayıpların başkalarının ayıplarını araştırmana mâni olsun. İnsanlara kusurları sebebiyle kızma. Başkalarının hakkında bildiklerin şeyler yüzünden ayıp ve kusurları sebebiyle onlara kızman, ayıp olarak sana kâfidir, buyurdu. Sonra da eli ile göğsüne vurarak:
- Ey Ebû Zerr! Akıl gibi tedbir, günahlardan sakınmak gibi takva, güzel ahlak gibi asâlet yoktur, buyurdu.
(M. Yusuf Kandehlevi, Hadislerle Hz. Peygamber ve Ashabının Yaşadığı Müslümanlık, Terc. c. 5, s. 1870)

Güzel davranışlarda bulunmamız için, nefis terbiyesi gerekir. Nefis terbiyesiyle güzel ahlâk sahibi olunur. Nefsin meşrû olmayan isteklerinden korunmak için de nefisle mücadele etmek lazımdır. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Mücahid nefsine karşı cihad/mücadele edendir.” (Tirmizî, Cihad 2; İbn Mâce, Cihad 7)

İnsanın dünya ve âhirette mutsuz olmasına sebep olan nefis ve şeytan olduğuna göre bunlara karşı iyi bir şekilde mücadele etmeliyiz. “Nefsini kötülüklerden arındıran, kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.” (91/Şems, 9-10); “Ama kim de, Rabbinin (huzurunda duracağı) makamından korkup (gereğini yapar) nefsini de kötü arzu ve hevesten men ederse, muhakkak ki, cennet onun varacağı tek yerdir.” (79/Nâziât, 40-41). Nefsinin İslâm’a aykırı isteklerine uymayanlar cennetle müjdelenmektedir.

“Her kim sözünü yerine getirir ve kötülükten sakınır, takvâ sahibi olursa, bilsin ki Allah muttakîleri sever.” (3/Âl-i İmrân, 76); “Haberiniz olsun; Allah’ın velîleri, onlar için korku yoktur, onlar mahzun da olacak değillerdir.” (10/Yûnus, 62).

Nefsini terbiye edenler, güzel davranışlar sergileyenler için korku yoktur, onlar dünya ve âhirette mutlu ve huzurlu olurlar. Güzel davranışlarda bulunanları Allah sever, insanlar da sever ve bu güzel ahlâk, insanlar arası sevgi ve saygının artmasına ve mutlu olmalarına sebep olur. Bu açıdan güzel davranışlar içersinde olmalıyız.

“…Allah sana ihsân ettiği gibi, sen de (insanlara) ihsân (güzellikler) sergile…” (28/Kasas, 77)

Güler yüz, güzel söz, güzel davranış insanlarla çok iyi iletişim kurma sebebidir. Kâmil, (olgun, ideal) insan doğru ve güzel işler yapar. İman ve güzel davranışlarla kişiler gelişir, hem kendine, hem de başkalarına faydalı olur. Güzel davranışlar sergilemek ferdî, ailevî ve toplumsal mutluluğu sağlar.

“Şüphesiz iman edip, sâlih amellerde bulunanlara (güzel davranış sergileyenlere) gelince; onlar için altından ırmaklar akan cennetler vardır. İşte büyük ‘kurtuluş ve mutluluk’ budur.” (85/Büruc, 11)

Facebook Sayfamıza Katılın Paylaş

Yorumlar



Bu bilgi sizi memnun ettimi ? Düşüncelerinizi bizimle paylaşın.






Sohbet